reklam

» RAMSES BATI AKASYASININ ALTINDA KİTAP ÖZETİ



KİTABIN ADI : RAMSES BATI AKASYASININ ALTINDA KİTABIN YAZARI : CHRISTIAN JACQ YAYIN EVİ VE ADRESİ : REMZİ KİTAP EVİ AŞ. CAĞALOĞLU İSTANBUL BASIM YILI : 1999 1.KİTABIN KONUSU : BARIŞIN ÖNEMİ VE BARIŞ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER 2.ROMANIN ÖZETİ : Elli yaşına gelmiş olan iki ülke hükümdarı Firavun Ramses’in hedefi insanlarını refah içinde yaşatmaktır. Fakat hükümdarın özelliği gereği yaşlılık yılları rahat geçmemektedir. Firavun Ramses Hititlilerle barışı korumak istemekte ve ayrıca Ramses’in isyancı Libyalıları ve karanlık güçleri bastırması gerekmektedir. Buda sürekli savaş anlamına gelir. Ayrıca Ramses zamanla birlikte yanlız kalmaktadır. Yaşam yani kader arkadaşlarını onun elinden teker teker almaktadır. Bu romanda Ramses’in ellili yaşlarından ölümüne kadar geçen süredeki yaşamı ve Mısır konu ediliyor. Ramses ellibeş yaşında uzun boylu ve atletik yapılı bir hükümdardı. Sarı saçlı,geniş alınlı,yuvarlak kulakları,kücük gözleri,güçlü çenesiyle çok çekici ve bir okadar otoriter bir yüze sahipti. O kadar çekici ve otoriter bir insandıki bulunduğu ortamlarda en karakterli olgun insanlar bile karşısında dizleri çözülürcesine eriyorlardı. O iki ülke hükümdarı Seti’nin ve tanrı Amon’un oğlu Ramses’ti. Otuz üç yıl süren hükümdarlığı içinde bi çok şeye göğüs germesini bilmişti. İhanete rağmen Kadeş’te Hititlileri yenmeyi başarmıştı. Ama en değerli üç varlığını kaybetmişti. Babası Seti’yi,annesi anakraliçe Tuya’yı ve kendi adına yaptırılan tapınağın açılışında kollarında can veren güzel kraliçe Nefertari’yi. Karısının ölümünden sonra tahtı büyük oğlu Kha&rsq...

Devamını Oku

» PRİMO TÜRK ÇOCUĞU NASIL OLDU KİTAP ÖZETİ



KİTABIN KONUSU: Osmanlı Devleti’nin çöküş dönemine girdiği devirde, sınır boyların da bulunan halkın yaşantıları kısa hikayeler şeklinde anlatılmaktadır. Benim anlatacağım hikayede de İtalyan gibi yetiştirilen bir çocuğun gerçek tarihini öğrenmesini anlatmaktadır. KİTABIN ÖZETİ PRIMO TÜRK ÇOCUĞU NASIL OLDU Eylül gecesiydi ve gökyüzünde tek bi yıldız bile yoktu. Selanik, gündüzki heyacanlardan , gürültülerden yorulmuş gibi , baygın ve uyuyordu. Rıhtım ıssızdı. Olimpos Palas’ın , Kristal’in, Splandit Palas’ın ve diğer küçük gazinoların lambaları çoktan sönmüştü bile. Tramvay yolunu tamir etmek için konulan parke taşlarının ilersinde, denize dogru inen küçük merdivenlerin başında, hareket etmeyen bir gölge dimdik durmakta idi. Gölge Paris’te okuyan sonra dolgun bir maaşla İzmir’e gelen ve burada aşık olduğu güzel bir İtalyan kızı Grazia ile evlenen genç mühendis Kenan Bey’ aitti. Türklük, garazi Avrupalılarca medeniyetsizlik olarak görülmekte idi. Kenan Bey’de onların adetlerine, ahlak anlayışlarına, terbiyelerine, cemiyetlerine hayran olan ve bunları uygulayan kişiliğe sahipti. Ve bu karakteri herkes tarafından da bilinmekte idi. Nazik ve eglenceli birisi idi. Savaşa tamamen karşıydı. En sonun da o gece Kenan Bey kırk sekiz saat boyunca işittikleri, gördükleri ve gazetelerde okuduklarının etkisinde kalmıştı. Son derece rahatsızdı. Çünkü savaş çıkmış; İtalya Trablus’a saldırmış; hayran olduğu, insaniyete hizmet ettiğine inandığı Avrupalılar’ın öceden çok doğal bulduğu hareketleri aklına gelmişti. İlk Fransa’yı hatırladı. Daima insaniyete hizmet ettiğini haykıran bu millet, yüz senedir Afrika’yı kana boyamıştı. Masum, silahs...

Devamını Oku

» PANORAMA KİTAP ÖZETİ



KİTABIN ADI: PANORAMA KİTABIN YAZARI YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU YAYIN EVİ VE ADRESİ REMZİ KİTAP EVİ.ANKARA CAD.İSTANBUL BASIM YILI 1993 1. KİTABIN KONUSU: Bu roman memleketimizdeki mühim bazı hadiseleri, inlılabımızın ne gibi tehlikeler arasından yetiştiğni anlatan yazarın olgun bir eseridir.1923 ve 1952 yıllarını kapsar. Inkılabımızın tehlikeleri atlatmadığı, pusudan yatan yobazların varlığı önemle vurgulanmaktadır.Roman Atatürk’ün devrimine ayak uydurmayanları,ayka uyduranların yürüyüşe devam etmediklerini ve devam edenlerin ise ne hallerle düştüklerini sergilemektedir. 2. KİTABIN ÖZETİ: Romanda geçen hadiseler yapılan inkılap hareketlerinin sonrasını kapsamaktadır, hala bu devrimlerin yıkılmış Osmanlı’ya yönelik bir hareket olduğunu sananlar vardı, bunlar yeni devleti geçiçi bir yönetim şekli gibi görüyor ve eski rejime dönmek ve hatta eski rejimi daha da yobazlaştırmak istiyorlardı. Kısacası ‘’ inlılap’’ sözcüğünün anlamını bilmeyenler vardı. Çalıştığı bankada müdür olan Servet Bey sıkıntılarla kavuştuğu bu makamın tadını çıkarıp zenginleşmiş ve üstüne alım satım işine de uzanınca paraya para dememiştir. Nedim adında yakışıklı bir oğlu ve gözü yukarılarda olan Hollywood meraklısı.Sevim adında . sosyetik ortamlarda bulunan özenti genç kızı vardı. Inkılap savuncularının ensağlamlarından olan milletvekili Halil Ramiz kafasında irtica yapısına bir yer bulamdığı için toplum içinde yalnız kalmaktadır.Atikler köyüne gidip orada Fazlı Bey denilen,nice oyunlarla parti başkanlığına gelmiş bir düzembazın halkı sömürmesinden, haksız yere konutlara el koymasından rahatsız olmuş bunun üzerine avukat olan ve Fazlı Bey’e baş kaldıran tek köyün sözcüsü durumundaki Kenan...

Devamını Oku

» ÖLÜ CANLAR KİTAP ÖZETİ



KİTABIN ADI: ÖLÜ CANLAR KİTABIN YAZARI: Nikolay (Vasilyevich)GOGOL YAYIN EVİ :Sosyal Yayınları BASIM YILI :Mart 1983 1. KİTABIN KONUSU: Ölü köle alan bir adamın başında geçen olayları bir mizah içinde anlatıyor. 2. KİTABIN ÖZETİ: N.......... kentinin merkezindeki büyük hana bir yolcu oldukça güzel, küçük, yaylı bir araba ile gelir. İlk etapta bu kimsenin ilgisini çekmez. Gelen şahıs Pavel İvanoviç Çiçikov’dur. Kendisini danışman, çiftlik sahibi ve iş için yolculuk eden biri olarak tanıtır. Tez elden kentin ileri gelenleriyle tanışır: Vali, polis memuru, yargıç, savcı, çiftlik sahipleri vs. ve gittiği her yerde kendini görgülü bir salon adamı olarak gösterir; konusu ne olursa olsun her konuşmada canlı, ilgi uyandırıcı sözler söyler. Her gün akşam toplantılarına, yemeklere gider hoş vakit geçirir. Sıra kent dışı ziyaretlere geldiğinde ise işe önce çiftlik sahibi Manilov ile Sobakeviç’ten başlar. Önce Manilov’un çiftliğine gider. Manilov ailesi üzerinde çok iyi izlenimler bırakır. Yemekten sonra çalışma odasına geçip iş konularında konuşmaya başlarlar. Çiçikov öncelikle Manilov’a kaç tane kölesi olduğunu, en son sayımı hükümete ne zaman verdiğini, kaç kölenin öldüğü gibi sıradan sorular sorar. Ancak o kadar çok ölen olmuştur ki Manilov bile sayısını kahyadan öğrenir. Ancak Çiçikov bunların listesini isteyince ortalık birden gerginleşir ve Manilov bunu niçin istediğini sorar. Çiçikov ne diyeceğini şaşırır ve ancak “Köylü satın almak istiyorum.” diyebilir. Daha sonra toparlayarak ölmüş olan köleleri almak istediğini söyler....

Devamını Oku



KİTAP ÖZETLERİ - ROMAN ÖZETLERİ

Size Daha İyi Hizmet Verebilmek İçin Sitemiz Yenileniyor


Karlitorosdaglari.blogcu.com Ekibi