reklam

» ESKİ HASTALIK KİTAP ÖZETİ

Yayınlanma Zamanı: 2014-03-08 00:40:00






Eski hastalık kitap özeti, kitap özet, kitap özeti, kitap özetler, kitap özetleri, roman özet, roman özeti, roman özetler, roman özetleri, kitabın özeti, romanın özeti

KİTABIN ADI : Eski Hastalık
KİTABIN YAZARI : Reşat Nuri Güntekin
BASIM EVİ ve ADRESİ: İnkılap ve Aka Kitap Evleri Koll. Şti.
İstanbul,Ankara Caddesi No:95

KİTABIN KONUSU : Farklı çevrelerde yaşamaya alışmış insanların bir arada yaşarken çekeceği sıkıntılar.

KİTABIN ÖZETİ : Yalnızlık ve çaresizlik içerisinde, bir kaza sonucu , hastahaneye düşen bir genç kız, başına gelen olayların nasıl cereyan ettiğini anımsar.Bir eğlence esnasında kendisini şaka yollu kaçırmak istediğini söyleyen gencin, yeni medeniyetin de gereği saydığı için, teklifine razı olmuştur.Ne var ki başlarına gelen trafik kazası ile bu iki gencin durumu basına kaçamak yapan iki genç olarak yansır.Bu olay onların muhitinde hoş karşılanmaz.Züleyha, kazayı geçiren kız, yardım umduğu dayısının adeta kaçarcasına İzmir’e gitmesiyle şoke olmuştur.O nu hastahaneden çıkarmaya gelen kocası Yusuf’a tam bir teslimiyet ile ona söylemeye hazırlandığı açıklamaları yapamaz. İktidar sahibi olmaktan hoşlanan Yusuf, ona hastahaneden çok iyi muamele ettirmişir.hiçbir açıklamasını ifade etmesine fırsat vermeden Züleyha’yı Silifke’ye ,eskiden belediye reisliğini yaptığı yere ,gemi yolculuğu ile götüreceğini söylemiştir.bu gemi yolculuğu hem Züleyha ‘nın nekahat dönemi için yardımcı olacak hem de kendi kontrollerinde bir seyahat gerçekleştireceklerdi.Taşucu isimli bu geminin üç kamarasını kendilerine tahsis eden Yusuf, bu düzenleme için hiçbir masraftan çekinmemiştir.Aslında yük gemisi olan gemide de zaten onlaradan başka kimse yoktur.Gemide doktor,tahta bacaklı bir kaptan, Züleyha’ya hizmet eden Halil isimli bir miço ve diğer işler içintayfalar mevcuttur.Bu gemide bulunan her tayfanın geçmile ilgili kötü bir mazisi vardır.Kimisi adam bıçaklamış kimisi yurdundan kaçmış…Geminin doktoruna gelince, o, binbir emekle büyütüp Fransa’da okutup, mezun olunca memleketi bırakıp peşini düştüğü oğlunun ani ölümü ile yıkılmış, çökmüştür.Yolculuğun başlaması ile geçmişe dair hatıralarını anımsayan Züleyha’nın aklına, kocası Yusuf ile münakaşasından, dayısı Şevket Beye kadar bir çok olay gelir.Çevresi oldukça geniş olan dayısı Şevket Beyin Fransızlar’la olan münasebetleri sayesinde kurtardığı insanları anımsarken hafızasında canlanan iri yarı askerler babasını bekleyişini hatırlattı.Zira babasını yılda bir ay görebiliyordu.Yusuf ile tanışmaları da babasının marifetiydi.babası kızını karşılamaya gidememiş yerine harp sırasında kumandanlığını yaptığı Yusuf’u ,dönemin belediye reisi,göndermişti.Yusuf ve ailesi bu kumandana; Ali Osman Beye, samimi ve içten davranırlardı.Züleyha ve ailesini çiflik evlerine davet etmişlerdi.Burada Züleyha ile babası birbirlaerine olan sevgi ve saygılalarını ifade etme imkanı bulmuşlardı.Annesi ölen Züleyha babasını yalnız bırakamamış ve alttan almaya başlamıştı.Çiftlik evinde fazla kalıp dedikodular çıkınca Yusuf ve annesi maksatlarını söyleyip Züleyha’yı istemişlerdi.kendisi için Silifke dışına çıkabilme fırsatı olarak değerlendirdiği bu izdivacı uzun süre düşündükten sonra kabul etmişti.Hastalığı iyice ilerleyen Ali Osman Bey vefat edince Züleyha artık Silifkeden iyice uzaklaşmak istiyordu.Bir gün rutin bir münakaşada ayrılmayı öneren Züleyha’nın sözleri Yusuf tarafından ciddiye alınmış ve kabul edilmişti.
Züleyha’nın aklından bu anılar geçerken gemi çeşitli yerlerde molalar verip duruyordu.Züleyha’yı alıp Silifkeye götürecek olan Yusuf Çanakkale‘de verdikleri molada ona babasının yaralandığı yerleri göstermişti.Züleyha Yusuf’un tüm yaptıklarının bir oyun olduğunu düşünür ve çok sıkılır.Gemide iyice rahatsızlanan doktorun tedavisi için İzmir’de durup onu hastahaneye götürürler.Bu aynı zamanda Züleyha’nın dayısı ziyaretler için de bir gerekçe olmuştur.Züleyha bunu her ne kadar istemese de Yusuf’a hayır diyemez.Dayısının yanında herşeyin kötü gideceğini düşünen Züleyha’nın düşündükleri gerçekleşmemiştir.bu arada geminin tüm bireyleri ile iyice samimi olan Züleyha doktorun haline çok üzülmektedir.İlerleyen günlerde daha da kötüleşen doktor ölür.Bir evi ve akrabası bulunmayan doktor hemen oracıkta gömülür.bu defin esnasında gemiye Giritli bir kimsesiz adam alınır.Sonuda 28 günlük seyahat son bulul ve Silifke’ye varılır.İçnnde hep bir endişe taşıyan ve herşeyin eskisi gibi devam etmeyeceğini farkeden Züleyha, Yusuf’un boşanmaları için gerekli bir yıllık kanuni sürenin dolduğunu söylemesi üzerine evden ne zaman ayrılabileceğini sorar.Üç yada dört gün birlikte olabilecek olan bu ikili için artıkherşeyin açı açık konuşukabileceği dönem gelmiştir.Züleyha’yı göndermek üzere tren garına getiren Yusuf üzgündür.Trene binerken Züleleyha onu asla aldatmadığını söyler.Yusuf ise bunun kendisinde eski bir hastalığın vehmi olduğunu söyler ve ayrılırlar.

KİTABIN ANAFİKRİ : Karşımızdaki insan her ne kadar hatalı da olsa ona karşı insanlık vazifemizi yerine getirmeliyiz.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN ve ŞAHISLARIN İNCELENMESİ : Olaylar bir genç kızın başına gelen bir kaza neticesinde hastahaneye yatmasıyla başlıyor.Buradan itibaren itibaren yapılan geri dönüşler ile merak unsuru uyandırılıyor.
Züleyha: Yusuf’un eşidir. Babasının memuriyeti dolayısıyla fazla denetim altında tutulamamış, gelir düzeyi iyi bir ailenin kızıdır.Gençliğinde çeşitli fikir ve düşünceleri onun hayatını etkilemiştir.Kendisi fiziksel olarak güzel ama kaprisli bir kişidir.
Yusuf : Anadoluda yaşayıp büyümüş karakteri burada şekillenmiş bir kişidir.Züleyha’nın babası, Çanakkale’deki komutanı, Ali Osman Beye karşı müthiş bir sadakat ve bağlılığı söz konusudur.Silifke’nin Belediye Başkanlığında bulunmuştur.İri yarı güçlü kuvvetli bir kişidir.
Ali Osman Bey : Züleyha’nın babasıdır.Kendisini görevine adamış bir subaydır.Hatta etrafındakilerin oldukça zor olarak saydığı olguları sıradan sayabilecek kadar meslek düşkünüdür.Mesleği uğruna çok çok sevdiği ve karakterini kendisinin şekillendirmek istediği kızından uzak kalmıştır.
Enise Hanım : Yusuf’un annesidir.Tipik bir anadolu kadınıdır.Evinin erkeğini kaybetmiş ve evindeki tek erkek olan oğlu Yusuf’un ailenin reisliğine geçmesine razı olmuştur.Oldukça içten, samimi ve sadık bir kadındır.
Şevket Bey : Züleyha’nın dayısıdır.Yeni medeniyeti ülkeye getirmek isteyen bir politikacı olmasına rağmen, bu konuda muvaffak olamamış ve yerine yeni kültürü getirme çabalarına girişmiştir.Toplumun düşüncelerine göre hareket değiştiren sadık olmayan tipik bir politikacıdır.
Fikri Bey : Yusuf’un muhitinde bulunan ve bu muhitçe sevilen bir kişidir.Ayrıca iri yarı bir kalıbı olmasına rağmen kızlara latifelerde bulunup gönüllerini çalabilecek incelikte birisidir.
Doktor : Yusuf ile Züleyha’yı İstanbul’dan alıp Silifke’ye götüren geminin doktorudur.O ğlunu erken ölümüne dayanamayıp o da bir kaç ay içinde ölmüştür.
Halil : Gemide Züleyha’nın hizmetinden sorumlu tayfadır.Kendisi bir rumu karnından bıçaklamış olması sebebiyle kaçmış ve ailesinden uzakta bu gemide hayatını sürdürmektedir.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER : Romanlar hepimizin de bildiği üzere gerçek hayatta yaşanmış veya yaşanması muhtemel olayları işler.Bence yazar burada Yusuf ile Züleyha’nın ilişkisini çok resmileştirmiş ve bu suretle gerçeklerden uzaklaşmasına yol açmıştır.Olayın geriye dönüşlerle anlatılması olayı ilgi çekici bir hale getirmiştir.Örneğin kitabın yarı bölümüne kadar Yusuf ile Züleyha’nın boşanmış oldukları bilinmemektedir.


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
karlitorosdaglari.blogcu.com Ekibi